Blogger tarafından desteklenmektedir.

4 Eylül 2011 Pazar

Evimizi Canavarlar Bastı

Bi önceki yazımda evdeki güccük canavardan bahsetmiştim. Son 1 aydır eve birde 21 kg 106 cm boyunda bir canavar geldi ki sormayın. Evet evet minik dev adamım Gazihandan bahsediyorum.

Oğluş bildiğiniz üzere 17 temmuzda 3 yaşına girdi. Girmesiyle beraber içindeki canavar hortladı. Olur mu hiç öyle şeyyyy 1 günde öööle cavar hortlar mı demeyin, oluyor valla. Kurulmuş saat gibi sanki ya, 3 yaş dedi ve dikşın dikşınlar başladı, koltukların üstünden hoplamaca atlamacalar başladı, asarım, keserim, döverimler, ittirmeler başladı, garip garip kelimler aldı başını gitti , küsmeler başladı, inatlaşmaları saymıyorum bile. Ha bide saklanmalar başladı ki o ayrıca bir post yazısı olacak.

Sanırım bu 3 yaş çocukluğun ergenliği oluyor.

Hal böyle olunca;


-Bir daha yaparsan odana gitme cezası alacaksın

-Bir daha yaparsan tek başına uyumak zorunda kalacaksın ( bu çok etkili oluyo ) gibi cezalar arttı.


-Anneciğim odanı toplarsan çikolata yiyebilirsin

-Anneciğim sözümü dinlersen sana bi süprizim var ( bu da çok etkili oluyo) gibi ödüller arttı.


-Gazihan ya pilav ya makarna ikisinden birini seç

-Gazihan ya odanı toplarsın ya da oyuncakların hepsini kaldırırım vs vs gibi 2 seçenekli altenatifler arttı.


Beni en çok rahatsız eden ise silahdı, savaştı, dövüştü gibi zararlı şeyleri hangi arada derede öğrendiği. Ya da bu nasıl bir içgüdüdür anlayamadım. Çok fazla üstüne gidip durumu daha da kötüleştirmek istemiyorum. Sadece elimden geldiğince dikkatini başka oyunlara ve aktivitelere vermeye çalışıyorum.


Çocukların gerçekten çok hızlı ve çok farklı bir algılama yöntemleri olduğunu 3. yaşda daha da anladım.

Bazen çok masum ve düzgün bir cümle kurduğumu düşünürken içinden seçip çıkardığı bir kelimenin ne kadar tehlikeli olduğunu farkediyorum. Oysa sadece günlük hayatın akışında kurmuş olduğum sade ve sıradan bir cümle iken onun için ne kadar etkili ve özel olduğuna bu aralar o kadar çok şahit oluyorum ki.

Mesela minnak kızım biraz yaramaz ve bazen sebepsiz yere avazı çıktığı kadar bağırabiliyor. Bende onu severken "kız sen ne edepsizsin " diyorum bi bakmışım Gazihan hemen edepsiz kelimesini cümlenin içinden cımbızla çekip çıkarmış ve hatta bana karşı kullanmaya başlamış bile.

Birgün bi baktım ki Elif'e "sen çok edepsiz ve salaksın" dedi. Şok oldum. Hadi edepsizi benden öğrendi ama salağı nerden öğrendi bu çocuk diye sorgularken 2. şokla karşılaştım. Oyuncak Hikayesi 1 filminden öğrenmiş.

Birgün "anne ben değişik woody'i seyredeceğim" dedi. Seyrederken de "anne woody'e ceza verelim mi?" dedi." Neden" diye sorduğumda "Woody Buzz'a salak diyor" dedi.

Hemen biraz geri sardım filmi evet gerçekten salak diye 2 kere tekrarlıyor. Ne diyeceğimi şaşırdım. Hiç hoş bir kelime olmadığından dem vurdum vs. vs .ama bu kadar popüler bir çizgi filmde böyle bir kelimenin üstüne basa basa söylenmesi beni çok şaşırttı ve üzdü doğrusu.

O günden sonra ne kadar dikkat etsemde bu defa literatürümüze "aptal" kelimesi girdi. O da malesef hepimizin bildiği " Küçük Kara Balık" kitabından. Her zaman ki gibi uyutmaya çalışırken kitap okuyordum ve o gün küçük kara balığı ilk defa okuyordum. Ben yine dalmış okurken Gazihan yine bir cımbız gibi çekti çıkardı kelimeyi. O anda farkettim bende. Okumaya devam ederken farkettim ki 3 kere "aptal" kelimesi geçiyor hemde daha 10 sayfalık kısımda. Hemen okumayı bırakıp masal anlatmaya başladım. Ama iş işten geçti bi kere.

Çocuk yetiştirmek gerçekten zor. Çocuklarımız için herşeyin en iyisini istiyoruz ama bazen korumak o kadar zor oluyor ki...

Yasaklar cezbedermiş ya bizim evde bu aralar sürekli

"Anne bi daha salak demicem" diye dolaşan ve sonra "saaaaaaa-laaaaaakkkkk (dedikten hemen sonra) demicem de mi anne" diyen bi minik dev canavar var...



5 yorum:

peyibal dedi ki...

Yasemin, aynı şeyleri yaşıyor ve seni çok iyi anlıyorum.Bazı davranışların içgüdüsel olduğunu düşünmeye başladım.3 yaş çok keskin bir şekilde erkek-kız ayrımını algıladıkları bir yaş galiba.Savaş-kavga-bazuka gibi kelimeler inanılmaz bir hızla Efe'nin lügatına girdi.Kaldı ki Efe, animasyon filmler yada bu tarz vurdulu kırdılı cizgi diziler de seyretmiyor.Kreşte arkadaşlarından etkilendiğini düşünüyorum ve evde ısrarla bu tarz oyunları farkettirmeden sonlandırıp dikkatini başka oyunlara çekmeye çalışıyorum.Çocuk yetiştirmek bu kadar yoğun çevresel etkileşimler varken oldukça zor.

Birben dedi ki...

Yasemin bu postu ben yazdım diye altına imza bile atabilirim.Aynı şeyleri 5 Ağustostan beri herkese anlatıyorum.Yani 3. yaş günümüzden beri.Terrible two dedik meğer hiç yaşamamışız, 3 yaş çok fena, koltukların üzerinden hiç inmez oldu, su tabancasıyla bizi vuruyor ölün diyor ki evde bu tarz şeyleri özellikle izlemeyiz nasıl öğrendi bilemiyorum.Bir de son zamanlarda favori kelimesi "sizi şapşallar" bunu da TRT Çocuk Keloğlandan öğrendi ki çok severim o çizgi filmi:(

Hilal dedi ki...

Yasemin, yazdıklarını okuduktan sonra 3 yaşına 2 ay kalan oğlumu düşündüm. ve yaklaşık 2,5 ay sonra hayatımıza girecek minik yavrumuzu. hani diyordum ki 2 ay daha büyümüş olacak, az daha durulur. ama Birben ve senin yazdıklarından anladğım kadarıyla işler daha da farklılaşacak 3. yaş ile :)

kolaylıklar hepimize

Sermin dedi ki...

3 yaş kesinlikle bir dönüm noktası. ben çınar'da 3 yaş öncesi bu kaar zorlanmamıştım sonrasında coştu. biraz da bizim davranışlarımızı çok iyi tartıp biçiyorlar ve nabz göre şerbet veriyorlar. onun etkisi büyük. Allah 2 çocukla kolaylık versin ne diyeyim sevgiler

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Pınarcım evet jkesinlikle çok keskin bir algılama dönemi...
Birben at canım imzayı, ne kadar kaldı doğuma.
Hilal,hem çok güzel hem çok zor
Sermin,evet bizim davranışlarımız gerçekten çok iyi analiz ediyorlar. Ben bi çok şeyi ne kadar yanlış yaptığımı gazihan'a baktıkça anlıyorum.

Sen Kaçıncı Kişisin