Blogger tarafından desteklenmektedir.

30 Kasım 2012 Cuma

Ankara

Kısa Kısa
 
Herşey 29 Ekim kutlamalarıyla başladı. Sabah erkenden tören geçidine gittik. 


 
 
Elif'im de Gazihanım'da coşkuyla ve ilgiyle geçitteki öğrencileri seyretti. Ailecek alkışladık.
 
 


Akşam 29 Ekim yürüyüşüne gittik. Allahım ben böyle kalabalık böyle coşku görmedim. 7'den 77'ye derler ya yok yok   kundakta ki bebelerden tutunda bastonlu amca ve teyzelere kadar herkes oradaydı. Marşları tüm ruhumuzla sesimizin çıkabileceği son volümüne kadar büyük bir şevkle söyledik.
Gazihan  o hafta sürekli " anne Atatürk nerde?, Anıtkabir demi?, Anıtkabir nerde " gibi soruları sıkça sormaya başlayınca ve 10 Kasım da çok yaklaşınca çoluk çombalak Ankara yollarına düştüm.


10 Kasım günü yüzbinlerin içinde bizde vardık. Heyecandan tüylerim diken diken oldu. Hayatımda böyle kalabalık görmedim. Ne müthiş bir duyguydu anlatması gerçekten zor.
O gün Atamız'ı sadece uzaktan ziyaret edebildik.
 
Birkaç gün sonra tekrar ziyaret gittik. Böylece Elif de Gazihan da ilk defa Anıtkabir'i ziyaret etmiş oldular. Elif'im henüz birşeyden anlamasa da Gazihan'ım çok bilinçliydi. Özellikle müze bölümü onu çok etkiledi. İlgiyle inceledi. Sorular sordu.


 Ankara gezimizin diğer bir bölümünde ise arkadaşlarla buluştuk. Başak'cım bizi bir akşam evine davet etti. Gebedaş'ım sevgili Şenay'da gelince çok güzel bir akşam geçirdik. Elif kızım gündüz pek uykusunu alamadığı için Başak'lara götürmemiştim. Güneş kızla tanışamadığına çok üzüldüm. İnşallah bir başka sefere.
Çocuklar artık büyümüşler dediğimiz tablolar gösterdiler bize. Aşağıda ki boyama aktivitesi de onlardan biriydi. Herkes küçük birer ressam edasında kavgasız gürültüsüz ahenk içinde resim yaptılar.
 

Bizde hem sohbet ettik hemde onları seyrettik.
Onun dışında da bol bol Ankara'yı gezdik. 2 çocukla eşim olmadan arabayla gelmek deli cesareti de olsa büyük bir ustalıkla üstesinden geldim. Tabi annemi de götürdüğümü söylemeden edemeyeceğim. O kadar da deli değilim yani :))
Çocuklar yolculuk da beni hiç üzmediler. Zaten yolun yarısından sonra hep uyudular. Böylece Elif ilk uzun yolculuğuna çıkmış oldu.

Güzel bir geziden sonra yuvamıza döndük. ve koşturmaca hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Zaman'ın hızından ve hayatın yoğunluğundan pek blog yazmaya fırsatım olmadığı için bir tarafım buruk. Keşke aklımızdan geçenleri anında yazıya döken birşeyler olsa.
Neyse işte bizden haberler bunlar.
Sağlıkla kalın.
 

1 yorum:

larcencielblog dedi ki...

Yine geliiin!!!! Öpüyorum hepinizi!!!!

Sen Kaçıncı Kişisin