Blogger tarafından desteklenmektedir.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Ani Bir Kararla Elma Şekeri

10 Ocak günü artık oğluma yetemediğimi acı bir şekilde anladım. Aslında daha öncede anlamış bir gece kalkıp duygularımı anlatan bir yazı yazmıştım fakat taslaklar kısmında bekliyordu.

6 aralık 2012
"O benim minik dev adamım. Artık 3.5 yasa merdiven dayamış herşeyin bilincinde ve omuzlarına abi olama yükü verilmiş minik dev adamım benim. Bugün Elif ile Gazihan'in 6 aylık hallerini karşılaştırmak için arşivime bakıyordum ki kendimi Gazihan'ın tüm bebeklik video ve fotograflarına gözümde yaşlarla izlerken buldum. Ve o günleri nasıl da özlediğimi farkettim. Ve kocaman bir balyoz kafama vurmuş gibi hissettim kendimi. Onun hala bir cocuk olduğunu unutup her seferinde "sen abisin yapma..." gibi sözlerle nasıl da büyük bir yükün altına sokmuştum. Ben bu hatayı yaparken o abi olmayı büyük bir başarı ile omuzlayıp sevgi ve şefkatini kardeşinden hic esirgemedi. Öfkesini ise bana ve babasına, bazen çevresindekilere gösterdi. Biz yeri geldi anladık, alttan almaya çalıştık ama çoğu zaman geçiştirdik, susturduk ve insani duygularımıza yenik düştük. Evet bu hataları yaptık maalesef. Utanarak ve çooook üzülerek yazıyorum. Ama şapkamı önüme aldım ve kendimi sağlam bi silkeledim arşivdeki videoları izlerken. Bir daha asla ve asla aynı hataları tekrar etmeyeceğim benim minik dev adamım. Seni çoooooooook ama çoooooook seviyorum.
Ebeveyn olmanın zorluklarını böyle zamanlarda daha iyi anlıyorum ve böyle zamanlarda annemi daha çok anlıyor ve takdir ediyorum. Gerçekten anne baba olmak çok Büyük bir özveri,anlayış ve sabır istiyor. Bundan 30 sene sonra sen bu satırları okurken belki bana kızacaksın ,belki güleceksin bilemiyorum ama eğer bir cocuğun olmuş olursa beni kesinlikle anlayacaksın... "

İşte bu yazıyı yazdığım tarihten itibaren oğlumla daha kaliteli vakit geçirmeye gayret ettim. Ama yine yeniden yetersiz kaldım. Çünkü onun enerjisi pik yapmış durumda idi ve sürekli bir aksiyon istiyordu. Mevsimlerden kış olması bizi tamamen eve hapsetti, tüm yaştaşlarının da okula gidiyor olması cabası.
10 Ocak sabahı kız her zamanki gibi 6:30 da hortlamış, erkenden kahvaltısını yapmış, babamızı işe yollamış, epeyce cilveleştikten sonra ilk gündüz uykusuna yatmak üzereyken oğlum uykudan uyanmış ilgi bekliyordu.
"Kardeşini uyutup hemen geliyorum tatlım, ben gelene kadar TV seyretmek istermisin? diye sorduğumda aldığım cevap bir tokat gibi yüzüme çarptı.
"Televizyon seyretmek istemiyorum anne, çok sıkıldım değişik ne yapabiliriz? " bu söz kafamda büyüyerek tekrarladı durdu. Tabi ondan önceside var. Hemen hemen hergün Efe'ye gidelim mi? Defne'ye gidelim mi? Parkta buluşabilirmiyiz vs gibi soruları da unutmamak lazım.
Hemen ertesi gün çocukları annemi bırakıp soluğu mahallede ki kreşte aldım. Durum vaziyeti anlattım. Haftada 5 yarım gün vermek istediğimi söyledim.
Kreşi gezdirdiler veeee hemen yarın okula başlatıyorum dedim. Bu kadar çabuk karar vermemdeki en önemli sebeplerden biri, kreşi gezerken her sınıfı günlük programlarını uyguluyorken bulmak oldu. Diğer önemli neden ise evimize çok yakın olması idi. Böylece haftada 5 yarım gün ile Elma Şekerin'e kaydını yaptırdım. Daha önce kreşe göndermeme sebeplerim için bir TIK.
Gazihan için büyük bir dönüm olan okul hayatının ilk adımını 12 Ocak 2012 Perşembe günü atmış olduk.
Kreşte 1. Gün:
Bir gün öncesi hiçbir şey söylemedim, sabah 8 de uyandırdım ve ona bir süprizim olduğunu söyledim. Doğal olarak heyecanlandı ve meraklandı. Kreş'e doğru yürürken ona bir sürü yeni arkadaş ile tanışacağını ve çok değişik oyunlar öğreneceğini ve hatta birde öğretmeni olacağını anlattım.
Kreşe girer girmez öğretmenimiz bizi karşıladı. Gazihanla tanıştı ve oyun salonunu merak edip etmediğini sordu. Gazihandan beklenen yanıt geldiğinde hep beraber oyun salonuna gittik. Gazihan "anne sen burada otur tamam mı?" dedi ve kendini oyun salonun cazip oyuncaklarına bıraktı ama sürekli gözleri ile beni kontrol ederek. Bizde o sırada öğretmenimizle Gazihan hakkında konuştuk. Oğlumun eksiklerini ve takdir ettiğim yönlerinden bahsettim. Öğretmenimizden beklentilerimi dile getirdim. Kayıt formunda da beklentiler kısmına yazdığım şeyi yineledim " kaliteli zaman geçirsin, eğlensin, eğlenirken yeni şeyler öğrensin. "
Derken kahvaltı saati geldi. Öğretmenimiz 4 yaş grubuna kahvaltı saatini hatırlattıktan sonra Gazihan hemen yanıma geldi ve elime sıkı sıkı yapıştı. Arkadaşları ile kahvaltı yapıp yapmayacağını sorduğumda aldığım yanıt, beklediğim yanıttı: " anne sende gel"
Hepberaber kahvaltı salonuna gittik. Sanırım çekindiğinden pek bişey yemedi. Ama tüm arkadaşlarını izlemeyi de ihmal etmedi. Sonrasında temizlik ve toplarlanma ve sınıfa çıkma vardı. Tabi bende sınıfa çıktım. Öğretmeni Gazihan'ı tek tek arkadaşlarıyla tanıştırdı herkes ona hoşgeldin dedi.O gün müzik dersi olduğu için tekrar hepberaber aşağıya indik. Müzik öğretmeni elinde hulahoplarla geldi. Gazihan hulahopları görünce sevinç çığlığı attı ve hemen almak istedi. Müzik öğretmeni tüm sınıfı yan yana sandalyelerde oturtarak yapacaklarını anlatt. Herkes can kulağı ile dinliyordu ama Gazihan 2 kat daha dikkatli dinliyordu. Sonra müzik öğretmeni piyanonun başına geçti ve geçen hafta öğrendikleri şarkıyı çalıp söylemeye başladı. Tüm sınıf hep bir ağzıdan şarkıyı söylerken Gazihanda şarkıyı biliyormuş gibi başından ya da sonundan yakaladığı kelimeleri tekrar etti. Tabi bu sırada ben acayip duygusal, ağlmamak için kendimi zor tutarak onu izledim. Sonra baktım ki bizim oğlan kendini kaptırmış beni gözhapsine almıyor ,yavaşça müdür odasına gittim ve onu beklemeye başladım. Müzik dersi bitince öğretmeni ile müdür odasına geldiler
- " aa anne sen burada mı bekliyodun" dedi.
-"evet annecim burada çay içiyorum ve seni bekliyorum " dedim.
Ve çok şaşırtıcı bir şey söyledi
-" tamam sen burda bekle ben sınıfa çıkıyorum"
-" hönk"
Ve tam 3 saat sonra yani öğle yemeğini de yedikten sonra yanıma geldi. Öğretmeni gayet iyi vakit geçirdiklerini söyledi ve ertesi gün görüşmek üzere oradan ayrıldık.
Yolda sohbet ederk eve geldik. Kapıdan girince annem " oğlummm okula mı gittin sen , güzel miydi" diye sorduğunda Gazihan " hayır anane Elma Şekerine gittim" dedi.

Kreşte 2. gün
Sabah 8:30 da okuldaydık. Ceketini çıkardı, okul ayakkabılarını giydirdim, çantasını ve ceketini 4 yaş gurubu dolabının olduğu yere götürdü ve doğru oyun salonuna gitti. Öğretmeni sizin beklemenize gerek yok, çok sorun olursa telefon açarız dedi.
Oysa ben 1 hafta boyunca sabahtan öğlene kadar onu alıştırmak için bekleyecektim. :) :(
Heyecanla ve merakla eve döndüm. Ve 12:30 a kadar sürekli telefonumu kontrol ederk ve ders programını kontrol ederk geçirdim. Bu saatte bunu yapıyorlar vs.diye düşünerek Ve telefonum mu bozuk acaba "anne beni bi çaldırsana " diyerek öğleni zor ettim. 12:30 da kreşteydim.
Müdire hanım telefon açıp öğretmenimize benim geldiğimi haber verdi. Merdivenlerde minik dev adamımın ayak seslerini duyunca heyecanlandım beni görünce gözleri ışıldadı " annnnneeeee sen mi geldin" diyerek sarıldı bana. Giyindik öğretmenimizle genel bi sohbet ettik, gayet uyumlu ve katılımcı olduğunu sadece bir ara beni sorduğunu ama hemen atlattığını söyledi. Tabi işler rutine binince davranışları değişebilir ama sonrasında rutine ayak uydurur dedi.

Tabi kreşin 2. günü cuma gününe denk geldiğinden,cumartesi günü kreşe gitmek istediğini söyledi. Kreşin 2 gün tatil olduğunu anlatmaya çalıştım ve çok üzüldü. Sürekli "ama neden "deyip durdu.

Kreşin 3. günü
O sabah tedirgin olarak uynadım. 2 gün gitmeyince sorun olur mu diye düşündüm ama oğluşum kreşe gitmeye dünden hazırmış, uyandırınca " bugün kreşe gitcez mi " diyerek uyandı. Yine 8:30 da kreşdeydik ve okul ayakkılarını giyer giymez soluğu oyun salonunda aldı. (8:30- 9 arası serbest zaman herkesin toplanma ve kahvaltıya hazırlık saati) ve bana yine evin yolu gözüktü. Öğlen almaya gittiğimde " anne burada bir sürü yatak var, bende uyumak istiyorum " dedi. Ben dumur oldum tabi. Meğer oğlum kreşe gitmeye dünden hazirmiş.

Kreşin 4. günü
Sabah 6 da uyandı. Ateşi vardı. İlacını verdim, ateşi düşüp kendine gelince ( sabah 7) " hadi elma şekerine gidelim" diye tutturdu. Baktım olacak gibi değil gittik kreşe. Öğretmenimize durumu izah ettim , çantasına ateş düşürücüsünü koyduğumu, çıkarsa verebileceğini söyledikten sonra ayrıldım. Öğlen almaya gittiğimde ateşi yükselmeye başlamıştı , kreşten doğruca Dr'a gittik. Viral bir enfeksiyon olduğunu 1-2 gün okula gitmememizi söyledi doktorumuz.
Doktordan çıkınca oğlum nereye gittiğimizi sordu , aldığı yanıttan hiç memnun olmayarak " sen beni elma şekerine bıraksana, akşam yemeğinden sonra alsana, hemen gelme" dedi.

Böylelikle okul hayatına elma şekeri tadında başlamış olduk. inşallah tüm okul hayatı şeker tadında olur.

10 yorum:

ayak izleri-sevgi dedi ki...

en iyisini yapmışsın kreşe vermekle.. biz ne kadar ilgilensekte onlar daha fazlasına ihtiyaç duyuyorlar.. bence en önemlisi yaşıtlarıyla beraber olması.. şimdi diloş 1 yaşında..ben yalnız olmasına üzülüp duruyorum.. normalde 3 yaşında gönderin diyorlar kreşe ama ben tuvalet alışkanlığını edinir edinmez gönderirim herhalde..

larcencielblog dedi ki...

Yasemin'cim, harika! Ne güzel uyum sağlamış!!

Maşallah benim minik dev adamıma!!!

senay c dedi ki...

Yasemincim,
çok sevindim bu güzel alışma hikayesine. Gazihan tam okullu abi olmuş artık:)
sevgilerle
Şenay

Deniz dedi ki...

bence de okula gitmeleri çok iyi... Dün Yaz hastaydı gidemedi, ben de izin aldım. Bütün gün evde kapalı zaman geçmiyor, tv'den kalk, oyuna, oyundan tv'ye... En iyisini yapmışsın...

Tarkanın Annesi dedi ki...

Ah umarım bizinki de bu kadar uyumlu olur kreşe başlarsa evet gerçekten bir yaştan sonra sürekli akranlarıyla vakit geçirmek oynamak istiyorlar bizde şu aralar anne okul anne okul yakınmalarını dinliyoruz. Okula gitmek istiyor ama belki biraz daha zaman var bize bir yıl daha mesela. Birde şu hastalıklar olmasa kreş döneminde çok sık hastalanıyorlarmış işte bilemiyorsun hiçbirşeyi yaaşayıp görmek lazım umarım Gazihan iyileşmiştir çok geçmiş olsun

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Sevgi evet yasitlariyla farklı birseyler yapması çok farkliymis. Diloşun durumuna göre bakarsın, oyun grubu bulursan o bile olur.
Başakcım, inşallah hep böyle gider.
Şenay, evet okulu bı abi olduk, minnak kız bı özlüyor abisini gelince sevinç çığlıkları atıyor.
Deniz, 4 günde bile faydasını gördüm, bu kadarolacağını bende tahmin etmemiştim. Bi de su hastaliklar olmasa...
Tarkanin annesi, evet malesef hastaliklar oluyor. Gazihan hala atesli:( gazihan gecen sene hic hazir degildi ama tarkan hazirsa neden olmasin, yarim gunle sizde baslayabilirsiniz. Hayirlisi olsun.

Serpil dedi ki...

Güzel bir başlangıç olmuş. Aferin küçük adama!

peyibal dedi ki...

Yasemincim, çok sevindim Gazihan'ın mutlu olmasına:))Hç de korktuğumuz gibi olmamış, hep böyle heyecanla ve şevkle gitsin okuluna.

Ve tabi ilk dakika golüyle viral hastalık:)))Geçmiş olsun, ama inan bana evde olan çocuklar da bizimkilerden daha az hastalanmıyor.

Bu şarkı da oğlumun kankasına gelsin : Şimdi okullu olduuuuk, sınıfları doldrurduuuuk, sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz:)))

Itır dedi ki...

Ben de ARda'nın eski videolarını seyrediyorum, fotolara bakıyorum ve acayip hisleniyorum..Çok özlüyorum o günleri, hani biri dese hadi bir kaç gün dönelim o günlere hemen giderim. Yazdığın mektubun ve diğer tespitlerin altına imzamı atıyorum ve aynı ahval ve şerait içinde bulunduğumuzu bildiriyorum!

Yasemin Aktuğ dedi ki...

Serpil inşallah böyle devam eder.
Pınarımm şarkı için teşekkürler:)
Itır, yalnız olmadığımı okumak biraz rahatlatıyor beni...

Sen Kaçıncı Kişisin