Blogger tarafından desteklenmektedir.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Biz Hazırız Ama ?

Dediğim gibi biz yaza hazırız ama yaz'ın gelmeye hiç niyeti yok. Daha doğrusu hem var hem yok gibi. Bir gün sıcak bir gün yağmur derken mayısın sonlarına doğru geldik.


Eşim'in 19 mayıs haftası Belekte 4 günlük bir toplantısı vardı. Pek bi heveslendik. Doğum öncesi bana dinlence oğlana eğlence olacak diye.


Topladık pılımızı pırtımızı düştük yola, bir akşam üstü otele yerleştik. Odaya yerleşir yerleşmez oteli keşfe çıktık. Pek bi hoşumuza gitti. Bir sürü havuz birbirinden büyük + kapalı havuzlar. Ohh dedik yarın pek güzel bir gün olacak.



Gazihan sabah uyanır uyanmaz;

-Anne uyandık mı?

-Evet annecim, günaydın.

-Anne havuza gidelim mi ne dersin?

-Tamam annecim, ama önce kahvaltı yapalım.

-Yaşşasııııııınnnnnn.

Bu konuşmalardan sonra kahvaltı salonuna gittik. ilk şoku orada yaşadık. Tatil köyü tarafı 5 yıldızlı otel kısmı 7 yıldızlı olan bu yerde kahvaltı 3 yıldız bile alamaz. O ne rezil bir kahvaltı öyle. Neyse dedik ve kendimize uygun olabilecek bir kaç doyurucu şeyle kahvaltımız yaptık.

Havanın esintili olmasından dolayı doğruca kapalı havuza gittik. Yine bir hayal kırıklığı daha, havuz suları buuuzzzzzz gibi. Girmenin imkanı yok. Gazihan yinede çocuk havuzuna titreye titreye girdi.Baktım dudakları morardı zorla çıkardım havuzdan. Birde yukarıda ki fotoğraftada gördüğünüz gibi zemini mermer yapmışlar. Nasıl kayıyor anlatamam. Kazasız belasız kapalı havuzdan çıktık. Dışarıdaki havuzların olduğu yere gittik. Güneş ısısı sayesinde diğer havuzlar nispeten daha iyi sayılırdı ama orayada tüm vücudu sokmanın imkanı yok. Tir tir titriyorsun o derece soğuk yani.

Tek bir olumlu yanı vardı geniş bir alanı 15 cm civarında tutmuşlar oranın suyu güneş ışığı sayesinde ılımanca olduğundan Gazihan orada çimdi.

Hatta yavrum şöyle dedi. - anne burası çok sıcakmış, burda yüzeyim mi?
Öğlene kadar havuzda çimdikten sonra yemek vakti geldi. Yine berbat bir açık büfe. Koskoca 7 yıldızlı binanın açık büfesinde makarna bile yok gerisini siz düşünün. Tabaklar kirli, çatal kaşıklar çizik çizik iğrenç. Karnımızı doyurmak için çorba ve bol ekmek yedik. Enerji versin diye de tatlı reyonundan pastamsı bişeyler yedik. Yemekten sonra odamızın olduğu tatil köyü kısmına geçtik. Zaten oradan oraya geçmek de 15 dakika falan. Odaya geldiğimizde Gazihan'ı küvete koydu, açtım sıcak suyu yarım saat orda sefa yaptı. Saat 3 civarıda uyuttum. Yavrum akşam 6,5'a kadar uyudu. Uyandığında babamızın toplantısı bitmiş odaya gelmişti. Sonra biraz dolaştık. Çocuk parkına gittik. Elle tutulur tek yer olduğunu söyleyebilirim. Orada epey oynadı. Daha sonra akşam yemeği zamanı geldi ve yine fiyasko.

Ben ömrü hayatımda 15 tane falan 5 yıldız ve üzeri otel gezmişsem gördüğüm en kötü yerdi burası. Güya 4 gün keyif yapacaktık.
Tek keyif yaptığımız zamanlar saat 10-12 arası havuz kenarında çimme, birde akşam 21-22 arası animasyon ve çocuk diskosu idi.

Çocuk diskosunda Gazihan kendinden geçti çok keyif aldı.

Onun yüzünün gülmesi herşeye bedel doğrusu.








Bol bol dans etti. Çocuk diskosu bitince çok üzüldü.

-Anne bi daha bi daha dedi durdu.

Ama biz daha fazla açlığa ve otelin pisliğine dayanamadık 3. gün apar topar evimize döndük. Döner dönmezde doğruca evin önündeki dönerciye attık kendimiz. Hepimiz saldırdık bol tereyağlı iskendere. Midemiz bayram ettikten sonra kendimize geldik. Kuzum ertesi gün yine havuzda çimme hayalleri ile uykuya daldı.

Böylece 4 günlük olan tatil maceramız 2 gece 3 gün ile sona ermiş oldu.


Hiç yorum yok:

Sen Kaçıncı Kişisin