Yaz başından beri tatil planları yaptım.Hatta çocukla tatil şöyle olmalı böyle olmalı diye AD'de ahkam kestim. Sonunda bütçemize uygun bir tatil köyü bulduk, rezarvasyon için tarih belirlemeye başladık. İşte o günlerden birinde pasta siparişi için bir telefon geldi. Pasta sahibi ile pastanın renklerine karar verirken bana kutlayacakları özel gecenin ayrıntılarından bahsetmeye başladı. Ne olduysa o sırada oldu ve benim beynimde şimşekler çakmaya, kendime yeni bir hobi tasarlamaya başladım. Düşündüm, düşündükçe şevke geldim, şevke geldikçe yeni yeni fikirler üretmeye başladım.
Öyle bir günde eşim " tatil için tarih belirtmemiz lazım otelden aradılar ne zaman gidelim" dedi. Bende " tatile gitmiyoruz canım " dedim. Eşim " ????? " korkulu gözlerle bana bakarken kafasından bu çılgın kadına yine gelenler gelmiş bakışı da gözümden kaçmadı.
O, şaşkın şaşkın bana bakarken, tuttum kolundan güzelce oturttum. Başladım anlatmaya. Böyleyken böyle oldu, şöyle fikirlerim var, böyle iken böyle olur, bunun içinde bi İstanbul yapmamız lazım diyiverdim bir çırpıda.
Artık kafasına yattığından mı yoksa deli kadın kafasına koymuş, yapacak başka bişey yok dediğinden mi bilinmez uçak biletlerimizi alıverdik bir çırpıda.
Biliyorum merak ettiniz aklıma gelen esintileri. Azıcık daha meraklanın çünkü evdeki hesap çarşıya uymadı. Biraz zaman alacak ama olacak. Hesaplar uymayıncada İstanbul yeni iş- hobi gezisi yerine Gazihan beyfendisinin tatil gezisi oludu. Bol bol gezdi ve bir sürü İLK yaşadı.
Buyrun İstanbul gezisine.
İlk gün Eminönünde soluğu aldık. Gazihan'ın kuşları kovalarken ve onlara yem verirken ki sevincini unutamam. Çok ama çok keyif aldı.

Çocukla çocuk olduk bizde. Beraber kuşları kovaladık. Nerdeyse 1 saatimiz orada geçti. Yem satıcıları iyi satış yaptı o gün. Oradan ayrılmak çok zor oldu. Unutana kadar "Anniii kuşşş attii" dedi durdu.
İstiklal caddesinin kalabalığına karıştık.Çok yorulduk ve çok sıcaktı. Antalyadan beterdi hatta inanamadık bu kadar sıcak olmasına. Dolayısıyla çok su içtik hemen hemen her çeşme başında serinledik.
Bol bol tatlı yedik. Gazihan'ın çikolata anlayışı bir porsiyon profiterolden ibaret. Galatasaray lisesinin karşındaki tatlıcıda tatlımızı yerken " ileride böyle bir okulda okur mu? " acaba diye düşünmeden de edemedik.
İstanbul tam bir kültür ve tarih şehri. Önemli cami ve kiliseleri gezdik. Sultan Ahmet Camii, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı ...
Hatta İkea da biraz durumu abarttık 1 saat falan çocuk bölümünde takıldık.
Untitled from yasemin aktug on Vimeo.
Tamam tamam ben o sırada geziyordum Gazihan babasıyla takılıyordu.
Hiç üzmedi oğluş bizi. Uykusu geldiğinde pusetinde uyuyakaldı. Onun uyuyacağı saatlerde genellikle bir AVM'ye gittik malum deli sıcaklara yüzünden. O mışıl mışıl uyurken bizde dinlendik serin serin.
Eğer çocuğun temel ihtiyaçlarına göre hareket edersek çocukla gezi gerçekten sıkıntı olmuyor. İstanbul gezimizde sabah evden 9-10 gibi çıkıyorduk akşam 8-9 gibi dönüyorduk. 12 saat dışarıda geziyorduk. Gezeceğimiz yerlerin planlarını bir gün önceden yapıyorduk. Gazihan'ın yemek ve uyku saatlerini mutlaka bir AVM'ye gidecek şekilde ayarlıyorduk. Birgünde Cevahir Alışveriş merkezine gittik yemek ve uyku ihtiyacımız için işte o günü asla unutamam.
Oğluşa Köfteci Ramizden köfte aldık, güzelce karnını doyurduk. Karnı doyunca masada durdurmanın imkanı yok. Eşimde o sırada bize birşeyler almaya gitmişti. Gazihan masadan indi, eşim masaya geldi, bana tepsileri verdi tam oturacaktı kiii Gazihan yok. 5-10 saniyelik bir süre içinde çocukğu kaybettik. O an beynim uyuştu. Eşim bir taraf ben bir tarafa, aramaya başladık. Üzerinde sarı bir T-şört vardı. gözlerimle sarı giymiş çocuklara bakmaya başladım. Aman allahım herkesi sarı giymiş gibi görüyor insan. Bir yandan arıyorum bir yandan aklımda binbir türlü seneryo yazıyorum. Bulamayacağız endişesiyle deli danalar gibi dolaşırken eşim kucağında Gazihanımla geldi. Yıllardır görmemişcesine sarıldım, kokladım kokladım, kokladım...
Eşek sıpası utanmadan saklambaç oynamış bizimle. Aklımı kaçırıyorum sandım. Ya bulamasaydık düşünmek bile istemiyorum.
Kaybetme stresinden sonra kafamızı dağıtmak için oyun parkına girdik ailecek kendimizden geçtik. Bi ara Gazihan için mi yoksa kendimiz için mi eğleniyoruz diye düşünmedim değil.
Untitled from yasemin aktug on Vimeo.
Anlayacağınız güzel bir tatil oldu. İstanbulda en çok beğendiğim olay ise AVM'lerde ücretsiz oyun parklarının olmasıydı.Siz yemek yerken ya da dinlenirken çocuğunuz hemen önünüzdeki oyun parkında kendinden geçiyor. İlla para verip eğleneceksin diye birşey sözkonusu değil. Valla Antalya da acayip kazıklanıyormuşuz onu anladım. Herşey parayla.
.
Untitled from yasemin aktug on Vimeo.
Bu arada İstanbul bu aralar pek bir temiz gözüküyo diye düşünenleriniz varsa sebebi biziz . Hiç üşenmedik teee Antalyalardan geldik şöyle bi temizlik yapalım dedik.
Untitled from yasemin aktug on Vimeo.
Veee Sonn.
Evim evim güzel evim.


7 yorum:
çok güzel bir tatil olmuş size,harika resimler var,gazihanda ne güzel videolarda,maşallah,
çok özendim size,:)))
Bak şimdi cidden merak ettim ben... Neyse yaramış ama iyice. Bu arada bloğun yeni hali hoş olmuş:)
ben de çok meraklandım yaa....
çok güzel gezmişsiniz ve gazihan a bravo bence çok huzurlu bir çocuk bir maşallah ı hakediyor... o tempoya benimkiler kesin arıza üzerine arıza çıkarırdı diye düşünüyorum :) evinize hoşgeldiniz bu arada :)))
Süper çıkmışsınız bütün fotolar harika... hep böyle güzel geziler düzenleyin, bir dahakine bize de haber verin :)))
Evet gerçekten çok güzel bir tatildi Ayşe, darısı başınıza.
Özlem biraz daha merak edeceksin biraz zaman alacak. Bende çok beğendim şablonu çok yakıştırdım ferah olmuş değil mi?
Banu teşekkür ederim :)
Sibel bi daha ki sefere inşallah
Tatildeyken mi kaçırmışım ben bu yazıyı? Galiba!
Ne güzel yapmışsınız!!! Resimler, geziniz, notlar hepsi şahane!
Şuna koptum: "Gazihan'ın çikolata anlayışı 1 tabak profiterolden ibaret" İnsaf Yasemin, çikolata adına daha ne yesin bebe :)))
Bir de, kaybettiğini sandığın anda benim de ödüm koptu... sonunu bilsem de...
:) Başak seviyorum seni
Yorum Gönder