Blogger tarafından desteklenmektedir.

21 Temmuz 2009 Salı

İLK DOĞUMGÜNÜMÜZ


Kalabalık, gürültülü, bol düğünlü, zaman zaman eğlenceli ,zaman zaman can sıkıcı bir tatili geride bıraktık. İnsanın evi gibisi yok bunu ben değil oğlum bile anlamış olmalı ki eve döndüğümüz gün bütün odaları pür neşe içinde dolaştı halılara yattı yuvarlandı odasına girince kendince naralar attı.

Çocukla tatile nasıl olura gelince; aman kalsın ben almayayım. Bir çocuk 360 derece değişir mi ? değişirmiş ben anladım. 1 dakika paçamdan ayrılmadı son derece mızmız huysuz ve avazı çıktığı kadar çığıran bir çocuk oldu. Tabi ben de şok oldum. Gazihan gitti adeta bir canavargeldi.
Bütün suç oğluşun mu hayır. Çocuk doğdu günden beri maksimum 15 kişilik bir ortamda bulunsun sen tut çocuğu düğüne götür 100 - 300 kişinin içine sal her geçen ayyy deyip orasını burasını sıkıştırsın üstüne üstlük allttan 3.dişimizde o günlerde patlamaya niyetlensin de o çocuk uslu uslu dursun. Oldu gözlerim doldu.

Ha bide bu olaylar yetmezmiş gibi benim erkeki mi kız sananlar tatilde had safhadaydı. Tamam saçı uzamış olabilir ama bu kadar karizmatik bir erkekeğe de kız deyip ve hatta benim erkek torunum var seni ona alayım diyen teyze ve amcalara buradan YUHHH diyorum. (yüzlerine diyememiştim de) Varsa sizin kız torununuz biz alalım teyze ve amcalar.


Bide sabah yüryüşüne çıkıpta sokaktan geçerken durdurup "ay kaç aylık"," bizim ki şu kadarlık" deyip bilmem ne yarıştıran teyzelere , dişleri kaşınıyo diye ağzına anahtarlık sokan oğluma bakıpta "aaa annesi anahtarlıkta ne kadar mikrop var, o eline verilir mi" diye ders veren teyzeye lafım ben pis bi anneyim ve çocuğumu mikroplar içinde büyütmekten zevk alıyorum demediğim için kadın hızını alamayıp devam etti " ne kadar da mızmızsın sen bakim ,bak ablana o da diş çıkartıyo hemde azılarını ama hiç ağlamıyo bak da örnek al". Ya teyze git Allahını seversen işin gücün mü yok niye çocuk yarışına giriyonsun ki sabah sabah senin ki öyle benim ki böyle. Aslında verecek cevap çok da boşver deyip geçiyorum. Cevabını vermek lazım gerçi bi daha olduk olmadık yere kıyaslamaya girmezler hiç olmazsa.

Bol kıyaslamalı bir tatilden sonra evim evim güzel evim dedik. Herşey normale döndü. Bu sefer Doğum günü heyecanı başladı bi telaş bi koşturma neler yapsam derken güzel bir doğum günü oldu oğluşumun. Ma aile kutladık doğum gününü. Eylülde arkadaşlarımızla kutlayacağız doğum günümüzü şu an için hepsi tatilde olduğu için.

2 gün öncesinden başladı telaş herkesin beklentisi o kadar büyüktü ki doğum günü pastası için. Nasıl bir pasta yapacaksın çok merak ediyoruz diye sordukları için bende strese girdim.
Oğlumun ilk pastası gerçekten çok özel olmalıydı da ama nasıl olmalıydı epey kafa yorduktan sonra kendisini yapmaya karar verdim ve işe koyuldum. Ve bence tamda oğluma yakışır bir pasta çıktı ortaya. Sadece pastayla bitse işler yanına ne yapsam telaşı menüyü belirleme derken 2 gün o kadar çok yoruldum ki. Ama pastayı üflerken (tabi babasıyla biz üfledik) oğluşun "NE OLUYOOO" burda ifadesini görmek bütün yorgunluğumu aldı. Ağzı bi karış açık şaşkın şakın bakındı durdu.


Doğum günü menümüze gelince

Rus salatası, Pirinç salatası, Chease Kek, Makarnalı börek, Soslu karışık kızartma, Kırmızı lahana salatasın ve tabi ki bol çikolatalı ve vişneli doğum günü pastasından oluştu.




Bu arada oğluşun yakışıklılığı gözünüzden kaçmadı değil mi?
Gelelim hediye faslına ilk hediyemizi 2-3 gün önce oğluşumun kankası Tuna'dan dı Çok güzel bir kot pantolon almış Hülya teyzesi ve yakışıklı Tunişko. Çok teşekkür ediyoruz tekrar buradan da tam da tosunuma göre.
Hediye açma faslına en büyük paketten başladık Şule teyzesi ve Tolga amcasındandı Bisikletin arkasına takılan oturaktan almışlar çok mutlu olduk hatta hemen bi test edelim dedik de bütün gece inmek istemedi inincede kıyametler koptu. Ne demek istediğimi videodan daha iyi anlayacaksınız.

Halası eğitici köpek yengesi ve amcası neşeli kuleleri hediye ettiler oğluşa. Ananesi ve dayısı da küçük altın taktılar . Hediyeleri açarken çok heyecanlandı tek tek hepsi ile ilgilendi ve oynadı.Bütün gözler Gazihanın üstünde olunca o da farketti bişeyler yapması gerektiğinin garip garip hareketler yaparak hepimizi güldürdü. Komik küçük adamım benim. Seni çok seviyorum.


İşte öyleydi böyleydi derken koca 1 seneyi gerde bıraktık hemde hiç farkına varmadan. Herkes bana aman çalışma çalışınca nasıl çocuk büyüttüğünü anlamıyor insan diyorlardı sözlerini dinledim ve çalışmama kararı aldım. Ama değişen bişey olmadı insan öyle de böyle de zaman nasıl geçiyor da bu kadar çabuk büyüyorlar anlamıyor. Bi bakmışız ki koca herif olmuş okumuşlar iş güç sahibi olmuşlarda elin kızı gelmiş oğlumu almış götürmüş. Ay düşünmesi bile çok zor ya kız oğlumu bana göstermezse... Kız anneleri alınmasın darılmasın valla sadece duygularımı yazıyorum. Gazihana hamileyken hep kız çocuğum olsun istemiştim hatta cinseyiti ya erkekse diye korkumdan 5. aya kadar da öğrenmek istememiştim ama birgün kendisi ben burdayım dedi ultrasonda ve o andan itibaren içimde ki Oğlan Anası hortladı. Ne salakmışım diyorum kendi kendime öyle kız olsundu oğlan olsunda tutturulurmu sağlıklı olsunda en önemlisi o insan kucağına almadan anlayamıyormuş meğer. Konu nerelere geldi yahu ne diyodum kız anneleri alınmasın onlarda mutlaka kimbilir hangi oğlan kızımı alıp götürecek KAYNANASI nasıl olacak diye düşünüyorlardır değil mi? Allah hayırlı insanlarla karşılaştırmak nasip etsin hepimizi.

Koca bi sene diyordum ya konu nerelere geldi. evet 1 sene gedi geçti artık şu kadar aylık bu kadar aylık demeyeceğim oğlum 1 yaşında diyeceğim.

Zaten bizim kisi 1 yaşına basmayı bekliyormuş sanırım . Ne den mi?

Merdiven tırmanıyo, 1-2 adım atıyo heyecanlanmasa yürüyecek valla. Açamadığı konsolon kapaklarını açıp misafir yemek takımlarını yere indiriyo, elektirik süpürgesini önceden uslu uslu seyrederdi şimdi ise neresinde ne var yok inceliyo




1 yaş kontolümüzü olduk 12,750 kilodayız.Kilomuzu koruyoruz çok şükür gerçi iştahımızda bi değişiklik yok ama çok hareketlendik. Dr'muz inanamadı boyumuz 4 cm uzamış şu anda 82 cm'iz. Gazihana hiçbi zaman öyle minik kıyafetler ya da bebeksi kıyafetler giydiremedim valla adam hep iri yarıydı onun için herif tarzı giyinmek durumundayız her zaman. Şu giydiği kıyafetleri 18-24 ay düşünün halimizi.


Ay çenem düştü değil mi? bundan sonra yazacak çok şeyimiz olacak sanırım yürüdü, konuştu, koştu,düştü....


Yazımı bitirmeden önce doğum günümüzü kutlayan blog dostlarından


Sevgili Melek kokusu'na,


Hülya'ya,


Birben'e,


Müge'ye,

Tarkan'ın annesine,

Evimin nuru'na,


Belkıs'a

ve

Nilsu'nun annesi'ne çok çok teşekkür ederim.

17 Temmuz 2009 Cuma

HOŞGELDİN

ÖNCE
SONRA
ÖNCE KARNIMDAYDIN,
SONRA 1 SENE ÖNCE BUGÜN SAAT 11:15 TE KUCAĞIMA VERDİLER SENİ VE BÜYÜK AŞKIMIZ BAŞLADI.
SENİ ÇOK SEVİYORUM BEBEĞİM İYİ Kİ DOĞURMUŞUM SENİ




4 Temmuz 2009 Cumartesi

GAZİHAN TUNA BULUŞMASI 2

Tatilimize Gazihan Tuna buluşması -1- ile başladık. Hülya ilk buluşmamızı anlatmış blogunda.Gerçekten çok keyifli bir gün geçirmiştik. Tadı damağımızda kalmıştı. Kısa bir süreliğine Antalya'ya geri döndüğüm de haberleştik ve tekrar buluştuk. Koca bir günü birlikte geçirdik. Sanki yıllardır arkadaşmışız gibi hoş sohbet bir gün geçirdik. oğlanların keyfine de diyecek yoktu.

Sabah erkenden buluştuk ve akdenizin kızgın kumlarına attık kendimizi. Biraz suya alıştırdıktan sonra oğlanları koyduk simitlerine suda epeyce vakit geçirdik. o kadar çok suda kalmışızki elleri ayakları kabardı veletlerin.


Sudan çıktığımızda Tuna tuzlu suya doymadığı için Hülyay'yı yalamaya başladı.Yalamak derken dalga geçmiyorum yani yukarıdaki fotoğraf da ispatı. Hülyanın çekim gücü çok kuvvetliydi ki Gazihanda olaya el atmak istedi bi ara ikiside Hülyanın tepesindeydi. Ben ise çok eğleniyordum çünkü o güzel kareleri çekmekle meşguldüm.Sonra bizim veletler hafiften acıktı. Hülya kavanoz meyvelerinden çıkardı bende de Danone vardı 4 adet fakat kaşık 1 adetti. İki yemek canavarına zor yetişti Hülya bi Tuna bi Gazihan ikiside aç kurtlar gibi hülyanın eline bakıyorlardı. Yetmedi simit yediler . Çok komik halleri vardı ağızları yoğurtlu meyveli her yerlerinde susam taneleri sokaktaki kediler yalasa doyacaklardı bizimkileri.

Sonra ne oldu bilemiyorum bizim ikizler daha önceki NEREYE BAKIYO BU ADAMLAR pozunu tekrar verdiler. İkiz diyorum çünkü şüphe etmeye başladık acaba ikiz mi bunlar diye ne yapsalar beraber yapıyorlar. Bazen tunayı Gazihan falan sanıyordum.


O kadar tıkınma ve yüzmekten sonra bitkin düştüler ve uyudular.

Bizde fırsattan istifade koyu bi sohbete daldık. Sohbetin en koyu yerinde uyandılar bizimkiler sonra bize gittik önce güzel bi banyo yaptırdık ve saldık salonun ortasına. Komşunun tavuğu kaz gelir misali Tuna Oyuncaklarla oynamaya başladı bizim yüzüne bakmadığımız oyuncaklar birden kıymete bindi. Tuna neye elin atsa Gazihan da onu almak istedi. Sonra birbirlerine iyice alıştılar ve güzel güzel oyun oynadılar. Öğleden sonra Gazihan 1 saat kestirdi bizde fırsat bu fırsat dedik Hülya ve Tunanın fotoğraflarını çekmeye koyulduk ama Tuna o kadar hareketliydi ki zor bi çekim oldu. Güzel bi kaç kare yakalayabildik.


Güzel olan herşeyin bittiği gibi Tuna Gazihan buluşmasıda çok keyifli bir günün ardından sona erdi. Vedalaştık bi daha geldiklerinde görüşmek üzere sözleştik.

Biz tatilimizin 2. yarısına başlıyoruz bugün.10 gün kadar olmayacağız. döndüğümüzde tatilimizde ki gelişmeleri bir bir anlatacağım. Görüşmek üzere








Sen Kaçıncı Kişisin