Evliliğimizin 5. yılını doldurduk. Zaman ne çabuk geçiyor sanki dün gibi. Dolu dolu 5 yılı geride bıraktık. Bu sene çok daha anlamlı bir sene ikimizde hediye almadık zira oğluştan daha değerli bir hediye olamayacağı için ikimizde birbirimize dünyanın en özel ve güzel ve sonsuz hediyesini vermiş olduk. Tabi ufak bir hediye beklemedim desem yalan olur.Kadın ruhu işte illada ufacık minicik bir hediye bekliyor. Tabi siteyi de okuduğunu biliyorum ya ufaktan kızım sana söylüyorum gelinim sen anla durumları söz konusu.
Biz evlenirken 1-5-10 lu yıllarda gelinliğimi tekrar giyeceğim ve dostlarla kutlama yapacağız demiştik. 1. yılda uyguladık. Gelinliğimin eteğini kestirip mini etek yaptırdım altına da beyaz bir çizme, el çiçeğimden de güzel bir saç tokası herşey süper oldu. Çok eğlendik tüm sevdiklerimizle bir bara gittik. Tekrar pasta kestik şampanya patlattık hatta pastayı keserken piyanist yeni evli çiftimizi tebrik ediyoruz demiştide ne gülmüştük. 5. Senede bunu uygulayamadık çünkü gelinliğime SIĞAMADIM anacım. Çok sevdiğim bir kıyaftim vardı onu giyeyim dedim giydim ona sığdım ama bu seferde çok sevdiğim çizmelerimin fermuarı kapanmadı yarıda kaldı ya. Sinirim bozuldu. Aslında şu anda doğum öncesi kilomdayım 60 kilodayım ama vücut yayvan ve geniş sıkılaşmak lazım.
Şöyle bir nostalji yapalım ve aradaki farkı görelim değil mi?
07-02-2004
06-02-2005

07-02-2009

Nice mutlu sağlıklı 5 yıllara deyip diğer gündem konularına geçeyim.
İlk konu acilen yardıma ihtiyacım var.
Kendine gel kendine
Dönde bir bak haline
Bir dağınıklık bir rüküşlük kıl oldum abi
Bu aralar 24 saat bana yetmiyor zamanın hızına yetişmek benim için imkansız bir hale geldi. O kadar koşturuyorum ama işin tuhaf yanı sonuç alamıyorum. Yaaa çocuklu olup evi nasıl derli toplu tutabilirim fikri olan varmı.? Anacım tamam diyorum bu sefer aldığımı yerine koyacağım ve böylelikle dağınık olmayacağım diyorum ama ertesi gün bir bakmışım heryer heryerde. Kadında almıyorum artık çünkü boşa para veriyorum kadın geliyor temizliyor 2 gün derli toplu dur değil mi, yok ertesi gün puf darmadağınık heryer. Yaa ben çok mu pasaklıyım acaba diye düşünmeye başladım. Çok titiz pimpirikli biri değilimdir ama bu kadarda dağınık değilimdir.Aniden eve birisi gelse rezil olurum valla. Bu dağınıklılığın baş yaratıcısı Gazihan kenesi. Heryerde onun minik kıyafetleri bezi biberonu mama sandalyesi ve bir sürü ıvır zıvırı. Neyse bu dağınık meselesini kapatıyorum asabım bozuluyor.
Gelelim diğer konuya. Yaa bu oğlan Shemall alışveriş merkezini hiç sevmiyor. Yine bir wc krizi yaşadık. S.ç..rım bu alışveriş merkezinin içine mi diyor kendince anlamadım. Yine taşmış, külotlu çorabı heryeri batmış. Güzelce temizledim yedek kıyafetlerini giydireceğim o da ne yedek külotlu çorap almamışım. yeğenim vardı yanımda onu oğlanın yanında bıraktım koca alışveriş merkezinde külotlu çorap aradım. Sonucu tahmin edersiniz herhalde. Sinirlerim bozuldu. Gittim tuvalete kakalı kakalı giydirdim doğru eve. Kendimede kızdım çantamı kontrol etmediğim için bebek mağazalarınada kızdım. heryere %70 %60 %50 indirim yazmasını biliyorlar ama ellerinde doğru düzgün mal bulundurmuyorlar. ellerinde kalan eski malları satıyorlar. Sezonda bol çeşit ne ararsan var ama fiyatlar tavan yapıyor. Zaten artık pazardan yada sokak mağazalarından alıyorum kıyafetlerini. Hele geçen gün dökmüşler ne alırsan 3,5 tl diye seneye giyebileceği uzun kollu penyeleri tamamladım bana göre hiç defolu değil onlara göre minicik bir hata defolu mal. Sonuçta çoğu zamanımız evde geçiyor evdede o kadar kaliteli giymesinin hiç anlamı yok. Geçenlerde kenenin kıyafet dolabını düzenledim. yine küçülenleri kaldırdım. Hepsi taş gibi. Ve hepsini markalı yerlerden ve oldukça pahalıya almıştım. Onları vermeye kıyamadım ileride bi kardeşi olacak olursa o giysin diye. Bu konuda geç de olsa akıllandım. Tabi ki yinede kaliteli kıyafetler alıyorum ama indirim zamanlarını takip ediyorum artık. Hele geçenlerde M..Care de acayip indirim vardı tavsiye ederim. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler adamların malları taş gibi. Bu sene için bi şey almadım ama seneye giyeceği kıyafetlerden aldım.
Dolabımızın düzenli ve özenli hali.

Bu arada artık iyleştik. 2. bronşiolit vakamız biraz uzun ve zor geçti ama geçti. Çok ateşlendi yemeden içmeden kesildi. Ama iyleşti. Çok şükür eski neşemiz ve iştahımız yerine geldi. Hasta olduğumuz için yaptıramadığımız karma ve hepatit aşılarımızı da olduk. Zaten oğluşun iyleştiğini iştahından anlayabiliyorum aşağıdaki video da kanıtı.
Videoyu seyrederken yuh artık 6,5 aylık bebeğe de balık yedirilmez ki demeyin ucundan azıcık verdim valla. (tamamen spontan çekilmiş bi videodur konuşmalara kulak asmayınız)
Bu aralar bloglar arasında ki sobelemeleri takip ediyorum da ee bi tanede ben başlatayım dedim.Hadi bakalım evlilik fotonuzla şu andaki fotonuzu karşılaştıralım bakalım değişim evrelerinizi bizde görelim.
Benim sobelediklerim
Hülya(Tuna'nın annesi), Birben, Nilsunun annesi, Çikolatalı pasta
1 yorum:
sobenizi yanıtlayacağım itinayla
balık meselesine gelinceee
bize doktorumuz "7.aydan itibaren balık verin hatta haftada bir muhakkak yesin" dedi. ben de 7.aya girdiği gün ve ertesi gün verdim. korkma ver balık. ben haftada 3-4 gün kıyma geri kalanlarda da mercimek veriyorum. bol protein alsınlar. karbonhidrattan daha önemli.
Yorum Gönder