Blogger tarafından desteklenmektedir.

28 Kasım 2008 Cuma

Ondan Bundan Birazda Şundan

BENDEN GEÇMİŞ

Evet yaş ilerledikçe hiçbirşey eskisi gibi olmuyormuş. Kabaca hesapladım da 14 ay gibi bir süredir topuklu ayakkabı giymemişim. Bir kere 8 aylık hamile iken dolgu topuklu yazlık papuçlarımı giymiştim derneğimizin sergisinde ama sadece 2 saat dayanabilmiştim dolgu topuğa bile.

Neyse bugün öğleden sonra annemin komşusuna gezmeye gidecektim gardolabı açtığımda yeni piyasa çıkardığım kışlık kıyafetlerin karşısında şöyle bir duraladıktan sonra içine sığabildiğim şık sayılabilcek bir kıyafet seçmeye koyuldum.(Tabi biraz zaman aldı :) Sonrasında saç,makyaj, keneyi giydirmek, çantasını hazırlamak gibi işlemleri bitirdim ve kapıdan çıkmaya hazırdık. O da ne kapının önünde 1 çift spor ayakkabısı .?!?! Tekrar içeri girip ayakkabıları kaldırdığım sandığı açtım ve kıyafetime uygun olabilecek bir bot budum evet bu işide halletmiştim, artık gezmeye gidebilirdik. Botlarımı giydim oğluşun çantasını sol omzuma, sağ kolumlada içinde 8,800 kg olan keneyle puseti aldım. Aman Allahım yürümeyi unutmuşum o topuklularla ,hele hele bir elimde çanta bir elimle oğlanla. Zar zor arabaya gittim. Ohh be dünya varmış dedim oturunca. Sonra güzelce çay, pasta muhabbetimizi yaptık dönüş yoluna geçtik eve çıkmadan da marketten 1-2 ihtiyaç görülecektik eşimi de aldık migrosa gittik. Tam 2 saat .Ama bana yıllarmış gibi geldi. Bir ara ayaklarımı hissetmedim resmen uyuştular.İçimden hey gidi Yasemin bir zamanlar çok daha ince topuklularla sabah 8 akşam 6 mümessil çantanla çalıştığını hatta koşturduğunu unuttun mu dedim ama cevap gecikmedi o zamanlar 22 yaşındaydın.

İşte suçlular yukarıda. Hala daha ayaklarımın zonklamasının geçmemesinin nedeni 1 çift kahverengi bot.

Peki soruyorum arkadaşlar Victoria'dan ne eksiğim var :))) da ben halada ayak zonklaması çekiyorum ya....

Benden bu kadar ayaklarımı tavana dikip yatacağım. Dinlenince anlatacak çok şeyim var, Burdur seyahati ve yemekteyiz ile ilgili.

Hiç yorum yok:

Sen Kaçıncı Kişisin