Blogger tarafından desteklenmektedir.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Vee doğum




Evet oğluşla tanıştık. 4kg bir kenemiz oldu.

Ameliyathaneye girene kadar daha az heyecanlıydım. Ama ne zamanki ameliyathane kapısından girip eşim ,annem ve diğer sevdiğim insanlarla olan bağlatım bir kapı tarafından kesildi işte o zaman kendimi çaresiz hissettim.Ama neyse ki tanıdık bir yüz bana gülümsedi (doktorum). O zaman biraz olsun rahatladım. Sonra ameliyat masasına oturttular beni, etrafımda bir sürü insan herkes kendi üstüne düşen görevi yaparken onlardan biri olmayı dilediğimi farkettim. Biri koluman damar yolu açıyor,biri tansiyonumu ölçüyor, biri saçıma bone takıyor... Tam karşımdaki duvarda kocaman bir saat 11'i gösteriyor, y,ne içimdeki ses keşke gözümü açsam kaptsam ve saat 12 olsa diyor. Bu sırada anstezi uzmanı geldi. Bana yapacağı işlemleri anlattı sırasıyla. "Emin ol koluna açılan damar yolundan daha az acı hissedeksin" dedi. Hakikattende öyle oldu. Önce hafif bir uyuşturucu iğne sonra epidural anestezi yapıldıve o anda bacaklarıma tatlı bir sıcaklık yayıldı. Artık belimden aşağısını hissetmiyordum.Bu sırada anstezi uzmanı bana yaşımı ilk çocuk mu gibi sorular soruyordu. Ben hala daha işleme başlamadıklarını düşünürken doktorumuz şimdi bebeği çıkarıyorum dedi ve önümdeki yeşil örtünün üzerinden kırmızı yanaklı tombiş bir yaratık avazı çıktığı kadar bağırıyordu. İçimden bu şimdi benim bebeğim mi diye geçirdim. (O sırada doktorumuz bebeğin doğum saati 11:15 dedi. İnanamadım zaman ne çabuk geçmiş. ) sonrasında bebeği giydirmeye götürdüler ama hala avazı çıktığı kadar bağırıyordu ve yanıma getirdiler öpmem için. Tam öpüp koklayacakken yanağıma bir yapıştı COK COK COK diye emmeye başladı. Bende o sırada gözyaşlarımı özgür bıraktım artık. İnanılmaz bir duyguydu. Ben ağlamaya devam ederken bebeği yukarı çıkardılar. Saat 12 de bende odaya çıkmıştım. (bi daha hiç çıkamayacağım sandığım oda). Artık bebişim kucağımdaydı.



Hiç yorum yok:

Sen Kaçıncı Kişisin